Dog Days

Afişine bakıp “dandik harem, ecchi, fantazi” serisi diye düşünürdüm hep ama muhtemelen daha fazla yanılamazmışım. Ecchi yoktu bir kere. Harem kabul edilebilir, hatta çok hoş diyebileceğim bir seviyedeydi. Animenin amacı zaten bu değil. Hoş sayılabilecek bir konu çok hoş karakterlerle, harika bir biçimde işlenmiş.

Anime genel olarak efsane kategorisine giremiyor elbette ama 3 sezonda hem gülüyor, hem sinirleniyor hem de duygulanıyorsunuz. Savaş olayı çok faklı ve hoş işlenmiş. İzlerken RTS oynama hissiyle doluyor insan. Karakterler de birbirinden hoş ve akılda kalıcı. Seiyuuların hepsi tanıdık ve efsane. Okabe var, Natsu var, Maou var. Var da var seiyuu olarak. Genele hakim hafif slice of life havası komedisi çok hoş olmuş. Özetle Dog Days’i kesinlikle tavsiye ediyorum. Adına ve afişine aldanmayın.

Machine-Doll wa Kizutsukanai

Machine-Doll wa Kizutsukanai… “Filmin en heyecanlı yerinde giden elektrik” kıvamında bir sonla bitiyor. Açıkçası başlarken pek umutlu değildim ama sonu ve birkaç göze batan yer hariç fena değildi. Büyü-kukla-kuklacı konsepti güzel düşünülmüş.

3DCGI olan kısımları göze batar gibi olsa da alışınca güzel gelmeye başlıyor. Animede asıl hikayeye pek girmeden 3 “yan hikaye” işlemişler. İmkan olsa romanını okumak isterdim. O açıdan biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Sonuç olarak: Fena değil.